top of page
Hemen bizi arayın

Uzun Veda

  • Yazarın fotoğrafı: Tamer Gödekoğlu
    Tamer Gödekoğlu
  • 14 May 2025
  • 3 dakikada okunur

UZUN VEDA Doğum kadar, ölüm de insanların gerçeği. Nerde, nasıl, ne zaman, ne şekilde geleceğini bilmemenin keyfinde, doğduğumuz andan itibaren ölüme kadar geçen zamana ömür diyoruz. Diğer adıyla “Dünya Hayatı”. Yaşamayı sonlandıran ölüm, hep çok erkendir, hep çok vakitsizdir. Oysa vakti, zamanı geldiği içindir ölüm. Biz inananlar biliriz ki İnsanı ölümden eceli korur. Ecel gelir bir Veda olur kişi Ebediyete göçer, sorumlu ölüm olur. Ölüm bir Vedadır, çoğu zaman erken olanına vakitsiz veda denir. Bazen tam vaktinde kurtuluş olan vedalar, bazen çok geç kalan vedalar. Sonuçta geleceği bilinen, inanılan aynı ölüm gelir, kişiye göre yorumu kalır.

Babamın vedası ise ne vakitsiz, ne erken, ne çok geç oldu. Adını bile doğru dürüst söyleyemediğimiz Alzaimer Hastalığından sebep olsa gerek Uzun Veda oldu biz sevenleri için. Uzun zaman önce bıraktı bizi aslında. Bir kaç yıldır mutlak sona giden süreçte hastalığına bağlı değişimini gün gün yaşadık, birlikte öğrendik aşamalarını. Kendi vardı, bizimle oturdu, kalktı ama kendi dünyasındaydı çoğu zaman. Bizimle olduğunu sandığımız zamanlarda o bize çocukluğundan güzel anıları defalarca anlattı çünkü o artık oradaydı. Belki de sevdiği, bildiği hatıralarında takıldı kaldı aklı, güncel olamadı bir daha. Bazen bizde kaybolduk anlattıklarını dinlerken hatıralarında, çoğu zaman yakalayamadık konudan konuya hızlı geçişlerini. Tekrar eden endişe dolu sorularını bir babaya değil bir çocuğa cevap verir gibi sabırla cevaplamayı öğrendik.

Gün gün alıştırdı bizi onsuzluğa. O belki hazırdı veda etmeye. Bu yüzden bize vedası çok uzun oldu, oysa biz hiç kabul etmedik gidişini. Başta biz anlamadık, bilemedik, yakıştıramadık veda yolunu. Sonra o bilemedi en sevdiklerini, tanıyamadı uğruna canını vereceği hayat arkadaşını, oğlunu, kızlarını, canından çok sevdiği torunlarını. Bize Veda etmeye çoktan başlamıştı bile.

Bu süreçte her şeyin bir sonu olduğunu öğretti bize. Sonkez çarşıya, sonkez camiye, sonkez bahçeye, sonkez banyoya gitmek olduğunu, sonkez bir çiçeğe dokunulduğunu, sonkez bayram, düğün, son yılbaşı, sonkez birlikte yemek yemeyi, hatta sonkez tek başına yemek yiyebilmeyi, sonkez konuşmayı, sonkez yürümeyi, ve sonkez veda etmeden edermiş gibi bakışmayı, sonkez sıcak elini tutmayı, hasta yatağında yatarken sonkez “Selamın aleyküm” dediğimde, “Aleyküm selam” deyişini, sonkez evden çıkışını yaşadık gördük. Öğrendik herşeyin bir sonu var bu hayatta.

Birlikte yaşayarak öğrendik, zorlukları da zorluklara çare bulmayı da. Seferber olduk tüm aile tek o rahat etsin diye, programlar değişti, yaşam şeklimiz değişti, yatış düzenimiz, yeme içme değişti. İzledik gün gün eridiğini, hissettik direndiğini, bize söyleyemediklerini sesizce dinledik. Bakışlarında vardı söylemek isteyip dilinde çeviremediklerini gözlerimizle içtenlikle anladık, sabrettik, ona hissetirmeden gizli gizli ağladık yanına geldik ona güldük, Allaha dualarımız sıklaştı, suyunu, mamasını, ilacını, hapını, şurubunu gram gram şırınga ettik, bir nefesine şükrettik ta ki evde alamadığı nefesi hastahanede bir makinadan alınca anladık doğal bir nefesin kıymetini.

Bir kalp atışı, bir parlak gözler kaldı sözlerin bittiği son 28 günlük yoğun bakım günlerinde. Soma nerde bilmezken, Kar kış demeden üç saat araç sürdük üç dakika görmek için, üç saat geri dönerken araçtakiler biraz endişeli, biraz temkinli anlattı doktorun umut vermeyen sözlerini telefonun diğer ucunda merakla bekleyenlere. Yolculuğun geri kalanı hep sessizdi. Sesini, gülümsemesini, seslenişini, herkesin defalarca dinlediği komik hikayesini ilk kezmiş gibi anlatışını özlendik, keşke dedik yine anlatsa. Keşke bir nefesi olsa evinde sevdiklerinin kollarında verse o son nefesini. ama olmadı. Uzun oldu vedamız, Son telefon gelmeden önce her telefon sesinde irkildik, panikledik. O sabah namazı vakti gelen son telefonda başhemşirenin sesi kısık, kısa ve netti “başınız sağolsun” diyebildi. Vedası acımız oldu. Paylaşanlarla hafiflettik, yanımızda duran yüzlerce sevenleri defnederken hellallik verdi. Binlerce uzaktan arayan soran taziye ile acımıza ortak oldu. Ve babam gitti.

Onun bize emaneti annemiz, baş tacımız, dimdik sukunetle uğurladı 63 yıllık hayat arkadaşını. Allah onu başımızdan eksik etmesin, tüm kardeşler ve ailelerimiz, hısım ve akrabalarımız etrafında toplandık, onu tüm sevgimizle sarıp sarmaladık.

Babamız, atamız sen kabrinde rahat uyu, Allah sana rahmet etsin, yaptığın iyilikler, kazandığın kalpler karşına çıksın, bu dünya hayatında çektiğin zorluklar, acılar kefaretin olsun. Bizler, tüm geride bıraktıkların senden razıyız, Allah senden razı olsun. Siz iki kişiydiniz, sizden doğanlar ve onlardan doğanlar ile kocaman bir aile kurdunuz.

Şimdi biz herşeyin kıymetini daha iyi biliyoruz. Sonkezmiş gibi sarılıyoruz sevdiklerimize, birbirimize. sonkezmiş gibi yaşıyoruz her günümüzü.

Elveda koca adam.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Özledim mi ne?

ÖZLEDİM Mİ NE?“Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz” derdi rahmetli babaannem, ne güzel bir duygudur emeğin ürüne karışarak gayretle, sabırla,bereketle gelmesi, Öyle kolay değildir ama. ama tatlı

 
 
 

Yorumlar


bottom of page