top of page
Hemen bizi arayın

EL ALEM AMCA

  • Yazarın fotoğrafı: Tamer Gödekoğlu
    Tamer Gödekoğlu
  • 6 Şub 2021
  • 3 dakikada okunur

Hıdırellez de yerdik ilk hasat kırmızı, beyaz kirazları.Sarıköyde dalları kiraz bastığında ovadan köye doğru eserdi dere yeli. Rüzgarla gelirdi dolu dolu Elbizlik bayırından pıynar, davulga, meşe, dere içinden söğüt,çınar,kara ağaç kokusu evlere.

İlkokul beşinci sınıfta, Fındıklı camiye yakın, kapı karşısı evleri olan Ahmet  sınıf arkadaşımızdı son sınıfta katıldı bize, kulakları çınlasın, kır korucu kambur Abdullah amcalar ile akrabaydılar, Abdullah amcada bize akraba olduğunu söylerdi ama o kadar çok tarif etmesine rağmen nereden olduğunu bir türlü anlayamamışımdır. Allah rahmet eylesin bana nedendir bilmem hep Sedat derdi, bir türlü Tamer’i kabul etmedi rahmetli. Üğcek korucusu olduğu için bizim mahalleden sürekli olukbaşı caddesinden yürüyerek geçerdi, akşam üzeri hamam çeşmede ben inekleri sularken hep karşılaşır sohbet ederdik. Keşke onu çok daha dikkatli dinleseymişim o yıllarda.

Abdullah amcanın akrabası Ahmet bize üst sınıfta kaldığı için sınıf tekrarına gelmişti son sınıfta,demek ki bizden bir yaş büyüktü. Sarıköyde her bir evin bahçesinde beyaz gelinliklerini yem yeşil yaprağa çeviren erik ağaçlarında artık dişe gelen erikler göz ile seçiliyordu.

Okulda sıradan erkek öğrenci sohbetlerinde bir gün konu “acaba kirazlar oldumu? diye başladı. Sen seversin, ben severim derken. Ahmet “Neden okul çıkışı bizim bahçeye gitmiyoruz? hem bol bol kiraz yeriz” dedi. Bu davete sadece ben ve Hayri arkadaşımla ikimiz gidelim cevabı verdik .

Dedemlerin bir çok tarla ve bahçesi olmasına rağmen hep vişnelik vardı, hiç kiraz ağacı yoktu, bu nedenle teklife balıklama atlamıştım.

Okul çıkışı Fındıklı cami duvarına okul çanta ve önlüğü eve bırakıp gelen ben oldum, sonra Ahmet geldi, Hayri yok, bir süre daha bekledikten sonra gelemiyeceğine ikna olup eski okul yanından çıkmalı dere kenarı yürüdük,Dere köy yolunda bağlara doğru yürürken ahşap köy deresi köprüsü üstünde deredeki balıklara baktık bir süre, olta yapıp gelme planı bile yaptık acele ile, sonra bağ yoluna girip yürümeye devam ederken yol boyunda yüksek söğüt ağaçlarının bolca olduğu bir yerde Ahmet durdu “işte burası” dedi. Kocaman ihtişamlı bir kiraz ağacı ve üstü kıp kırmızı kiraz, koşarak ağaca çıktık ve yemeye başladık.  Az sonra aşağıdan bir ses ” İnin aşağıya, kimsiniz siz ?” dedi. Aşağıdaki çok iyi tanıdığım köyümüzün korucularından Arnavut Maksut amcaydı ve babaannemin kazlarını kaz merasına her götürdüğümde taze otlar ile beslerken sevmeme izin verdiği muhteşem atıda  kiraz ağacının altındaydı. İçim rahatlamıştı fakat Ahmet neden ağlıyordu? bir türlü anlamıyordum. Ahmet’e “söylesene sizin bahçeniz burası”dedikçe Ahmet daha çok ağlıyordu.

Az sonra konu anlaşılmıştı bol bol kiraz yediğimiz burası Ahmet’in hep şakasını yaptığı El alem amcasının yeriydi   ( yani başkasının)  Maksut amcamın hanımı annem tarafından akrabamızdı ve beni çok iyi tanıyordu.

Dedemi, Anne dedemi, babamı tanıyordu, hadi gidin diyebilirdi fakat, sanırım bana bir ders vermek istedi ki, “Şimdi kulaklarınıza kiraz asıp sizi sarıköy kahvelerinin önünde gezdireyim de gödek ismel görsün torununun kiraz çaldığını” dedi. Benim başımdan kaynar sular aktı. Gözümün önüne annem, babam, dedem geldi bende başladım ağlamaya, dere kanal boyuna geldiğimizde “bida sizi buralarda görmeyeyim” diyerek bizi serbest bıraktı ve bizim salya sümük ağlamamız o zaman bitti.

Ahmet’e o kadar hırslanmışım ki karın boşluğuna öyle bir yumruk indirdim. Bu sefer haklı yere ağlamaya devam etti. Eve ezandan önce vardım fakat suçum yüzümden anlaşılacak korkusu ile erkenden yattım. Gece annem uyandırdı, Bir fırçada ondan yedim. Arnavut maksut amca gece kahvede babamın yanına gidip olayı anlatmış, tabi babamda anneme, offf çok kötü hissetmiştim. o gün bugün ikili çatal saplı kiraz görsem bu olay aklıma gelip gülümserim.

Siz, siz olun birisi sizi amcasının yerine davet ederse öz amcası mı? El alem amcası mı? iyice sorun😉

Son Yazılar

Hepsini Gör
Özledim mi ne?

ÖZLEDİM Mİ NE?“Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz” derdi rahmetli babaannem, ne güzel bir duygudur emeğin ürüne karışarak gayretle, sabırla,bereketle gelmesi, Öyle kolay değildir ama. ama tatlı

 
 
 

Yorumlar


bottom of page