Sıcak fanila
- Tamer Gödekoğlu

- 20 Oca 2021
- 1 dakikada okunur
Sarıköy e Kar geldiğinde bir zamanlar; Kara lastik üstünde pantalon paçasını kar girmesin diye çorapların içine sokan, soğuk kış günlerinde üğcekten aşağı içi yarıya kadar saman dolu naylon gübre çuvalı ile üstüne oturup aşağı hızlıca kayan her defasında aşağı kayanları kollayarak kaygan zeminden elde çuval zor rotalardan yukarı tekrar tekrar tırmanmanan, ayakkabı içine dolan erimiş kardan ayak parmakları, çuvalı tutmaktan el parmakları, sıcak nefes soğuk havadan burnu sızlayan, kan ter içinde eve geldiğinde azarı işiten, maşınga dibinde çamaşır değiştirirken parmak uçları karıncalaşan, maşınga borusunda ısıtılan fanilayı giyerken sırtındaki sıcaklıkla mutlu olan, ” bi daha üğceğe gitmek yok” denilirken hâlâ kar yağıyor mu diye göz ucuyla pencereden dışarı bakan, tüm aile yer sofrasında oturmuşken tabağına yemeğin en güzel yerleri konan, televizyon karşısında uyuklayan, soğuk oda soğuk yatağa maşınga fırınında sürekli sıcak olan taşlardan ikisini eski çorapların içine koyup yatağın içine atan, burnuna kadar yorganı çekmeden duasını okuyan, yorgunluktan uykuya sızıp dalan, rüyasında bütün kurduğu kuş tuzaklarına kikle, karabakkal, sığırcık yakalandığını gören, uyanır uyanmaz halâ kar var mı diye ilk cama koşan mutlu çocuklardandık. Şükür Aşağı mahalle, yukarı mahallenin tüm büyüklü küçüklü çocukları ve yetişkin kızları, onları görmek için yavukluları, onları görmek için anneler gelir panayır yeri gibi olurdu üğcek etekleri. Şimdi.. sokağa hep beraber çıkacak durum yok, çocuk yok, vakit yok, istek hiç yok çocuklarda. Birlikte eğlenilen günlere tekrar ulaşmak dileği ile esen kalın. Tamer Gödekoğlu



Yorumlar