Hıdırellez
- Tamer Gödekoğlu

- 20 Oca 2020
- 5 dakikada okunur

“Herkes Tamam mı?” Sabah erken babaannemlerin bahçede koşuşturan buzağıların neşesine bakılırsa annelerini emdiler ve karınları tok. 2 dişi 2 erkek buzağıların bir tanesinin kulağını ben ısırdığım için benim tosunum oldu. Bir diğeri kardeşim Çiğdemin diğer ikisi ise 45 güne kadar yaz tatiline gelecek olan sevgi halamın oğulları Sezgin ve Engin’in dedem öyle dedi buzağının az tuzlu tezek kokan kulağını ısırırken.. bakalım onlarda benim gibi seçtikleri buzağının kulağını ısırabileceklermi. Kız kardeşim Çiğdem için” o daha ısıramayacak kadar küçük” dedi dedem. neyse erkek işi belli 🙂
Mayıs ayının bu ilk haftasında havalar oldukça güzel bahçede arı vızıltısı inanılmaz. hem bardacık eriği hem tatlı erik bir gelin gibi bembeyaz, şeftali ve bahar dalı pembemsi çiçekleri babaannamin özenle her bahar diktiği mor ve pembe sümbülller ise olağan üstü sabah sabah havada balımsı bir çiçek kokusu burun deliklerime doluyor. Tarhana çorbasını içmek için sabırsızlanırken az önce mutfaktaki ekmek teknesinden aşırdığım elimdeki ekmekten büyükçe bir lokma alıyorum. Sıcacık ekmeğin kokusu erik çiçeklerinin kokusuna karışıyor,hoplayıp asmadan bir filiz ucu koparıyorum katık için. Dün komşu annemlerin bahçedeki büyük fırında mahalle komşularımızla birlikte pişirilen ev ekmeğinin kalınca kıyısından bir parça daha kopardığım da etrafı gözetleyerek babaannemin bahçesindeki taze soğanların yeşil uç yapraklarından bir avuç koparıp arasına 2 yaprak tere koyuyorum ve minicik peynir ısırığına katık yapıyorum. Az sonra İneklerin süt sağım işi bitince Süleyman amcam ve babam bahçedeki römarktan kucak kucak yonca alıp yemliklere dolduruyorlar. Babamın atı Yaşar her bir kucaktan başını çıkarığı pencere önünden geçerken kendi payına bir ağız almayı ihmal etmiyor.
Tam bu sırada porta kapısının ipi çekilerek açılıyor Komşumuz Yörük Elezlerin Nazan ve arkasında bir kaç tane daha mahhalleden kızlar heyecanla”Süleyman abi seni abim çağırıyo deyip koşarak geri gidiyorlar. mahallede bir hareketlilik var merak ediyorum. Amcamla birlikte Ellez abi ve babasının biri büyük Ford biri Bedfort olan kamyonlarını park ettikleri bizimde çok sık traktör ve römoğunu döndürdüğümüz meydana çabuk adımlarla varıyoruz. Ellez abi neşeli gözlerle ” Hadi hazırlanın tüm mahalle Dereköye Hıdırelleze gidiyoruz izin çıktı ” diyor. amcam şaşkın pek emin olmamakla birlikte bu haberi eve götürürken teredütleri var sanırım. Acaba bugün tarlaya gidilecek mi? dedem ne der bu Hıdırellez işine?
Eve vardığımızda mutfakta hazırlanmış yer sofrasında yerimizi almadan amcama meraklı gözlerle soruyorum. Hıdıreleze gidecekmiyiz? amcam iki elini açarak sessizce ” bakalım” der gibi ellerini yıkayıp sofradaki yerimizi alıyoruz. az sonra amcam. Babaanneme” tüm mahhalle Dereköye kamyonla Hıdırelleze gidecekmiş. Nerman Yenge size haber ettimi?” diye korkarak soruyor. Her zaman olduğu gibi Babaannmem kesin ve net bir cevapla. “hazırlanıyoruz. haberimiz var” deyince kucağındaki kardeşim çiğdeme çorba içiren annemle göz göze geliyoruz. çok mutlu oldum. Amcam ve benim çorba kaşıklamalarımız daha da hızlanıyor.
Saat 11 gibi Tüm mahalle hazrladıkları yiyecek, içecek, oturma kilim ve minderleri, salıncak için ip,oyun için top, ateş için odun pişirmede kullanılacak sac ayağı, mangal, şiş maşa ve her türlü malzemeyi Ford kamyonun kasasına yerleştirir. oturmak için yer hazırlar “Herkes tamam mı” sorusuna en az 20 kere sorulmasından sonra kamyon hareket eder önce horoz mahallesine gidilir oradaki akrabalar da kamyondaki yerini alır. Yolda yetişemeyenler yoldan kamyona dahil edilir. Kamyon kasasının ön tarafındaki yükseltide oturan bağrı açık benim gibi mahalle delikanlıları rüzgarın keyfini yaşarken kamyon kasasının arkasında ayakta yan yana dikilen genç kızlar yavuklularına bir haber verecek tanıdık yüzü çarşıdan geçerken gözleri ile arardı. Dereköye Sarıköyden ova yolu üzüm bağların arasından gitmek en kestirmesidir fakat koca Ford kamyonla giderken Sarıköy , Gündoğan asvalt yol sonra Gündoğan- Dereköy şose yoldan gitmek pek bi havalıdır.
Komyonun şöför mahalindeki Süleyman amcam, Mehmet abi çoktan arada havalı kornaya basarak yol boyunca geçtiğimiz araçları toz içinde bırakıyorlar.
Dereköy , Sarıköy arasında hemen dağların arasından ovaya çıkan Keçi derenin alivyonlu yığmaları üzerindeki düzlükte yüz yıllardır büyüyen meşe korusuna vardığımızda yer beğenme ile ilgili tatlı bir telaş başlar. Her kafadan bir ses çıkar ama en sonunda büyüklerin dediği olur ve büyükçe bir ağacın etrafına özenle tüm eşyalar taşınır, Genç kızlar içleri kıpır kıpır kilimleri serer, bir an önce işleri bitirip, Hıdırelez kamçısı ve Lale toplamaya karşı yamaya gitmek için fırsat kolar papatya çiçeklerinden taç yapmayı bilenler yeni yetmelere öğretmek için sözler verir, fırsat kollayıp kaçmak için ise sürekli birbirleri ile kaş göz işaretiyle anlaşırlar. Kamyon uygun bir yere park edildiğinde ellerindeki uzun kamyon sicimini getiren ilyas abi ve Amcam en yüksek yan dala bir salıncak kurmak için keşfe başlarlar. Bu dal seçilirken, salıncaktaki oturanların üzerine gelmeyecek, toz çıkarmayacak ve mümkünse biraz uzak olacak. Salıncak kurulurken en yüksek yan dala atılan ip maharetle bağlanır yine özel katlama şekli ile rahat bir oturma yeri yapılır ve sonra ilk cesur kız salıncağa biner diğerleri sıradaki yerini alır, Adı yazılmamış kurallardan biri kızları çok hızlı sallayarak korkutup çığlık attırmak. erkekler korksa da bu kurala göre çığlık atamaz …nedense.. Giderek kalabalıklaşan hıdırellez yerinde sade gazoz ,ayran, limonata alabileceğiniz büfeler, seyyar dolaşan çekerdek, leblebi, fıstık satanlar, kağıt helva satanlar, dondurma satanlar sırayla toprak yollarda anne ve babalarından harçlık koparan çocuklara satış yaparlar. Delikanlıların kaçamak bira ve rakı içmeleri şarap tatmaları içinse önünden geçerken anason kokan büfe bu işe hizmet ederdi. Hemen onun yanında Börekçi tezgahlarında mis gibi panayır böreği buram buram kokar bir porsiyon asla yeterli olmazdı sevenlerine.
Öğle yemeği hazır olduğunda her komşu geceden ve sabah erkenden hazırladığı pasta, börek, poğça, otlu pide, fırında üstü etli pilav, kuru fasulye , zeytin, peynir ve bir çok sebze çeşidi yanında hazırlanmış turşular ve melamin tabaklara yerleştirilmiş servisler. 2li 3 lü yada daha çok kızın bir arada kol kola dolaştığı turlara başlamadan önce öğle yemeğini hızlı hızlı yerken bir taraftan da uzaktan dolaşan yavuklularına annelere çaktırmadan göz atmalar pek yetenek işidir. Az sonra yemeği biten genç kızlar başlarına bir mahalle delikanlısı ile birlikte gölgelik koruda yürüyüşe başlar. Kaş göz işaretiyle sevdiğini lale tepesine çıkaran ve orada iki dakika merhaba diyebilen kendini şanslı hisseder. Nişanlı gelinlik kızlar görümceleri ile birlikte papatyalardan taç yaparlardı. Akşam üzeri oyun gurupları kurulur. yetişkin kızların ve delikanlıların tek iple uzman olanların 2 iple, İp atlaması en güçlü erkeklerin bu halatları bir ahenk içinde çevirmesi ve bu iplerin arasında ahenkle seken zıplayan ve eteklerini maharetle takılmadan seken mahalle kızları. Sonra Yakan top, İstop derken büyükçe bir halka ile hep birlikte el topu ve sıra gelir erkeklerin futbol oynamasına , pantolon paçaları sıvanır, gömlek yakalarına mendil koyan büyükler gençlere ayak uyduracağım derken dilleri çıkar kıpkırmızı suratlarından ateş fışkırır. Gol dü? değildi tartışması, korner mi? taç mı? faul mü değil mi derken Annelerin sesi duyulur ” hadi toplanın bakalım” sonra yine tatlı telaş en az 30 kere ” Herkes tamam mı?”
Tatlı bir yorgunlukla Sarıköy e varan kamyondan her ayrılan komşu günün yorgunluğu yüzünden okunur. biraz sonra evlerde üst baş temizleme,bir banyo yapma saç kurutma telaşı başlar, kalabalık ailelerde tek banyo ve suyun kazanda ısınması için bekleme süresi derken bahçedeki tavuk, kaz,ördek ve hindiler damlardan inek, at ve eşekler “nerede kaldınız” bağrışları ile akşam ezanına kadar tatlı bir telaş sarar tüm Sarıköy evlerinde hıdırelez zamanı.




Yorumlar