top of page
Hemen bizi arayın

Özledim mi ne?

  • Yazarın fotoğrafı: Tamer Gödekoğlu
    Tamer Gödekoğlu
  • 3 Şub 2021
  • 2 dakikada okunur

ÖZLEDİM Mİ NE? “Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz” derdi rahmetli babaannem, ne güzel bir duygudur emeğin ürüne karışarak gayretle, sabırla,bereketle gelmesi, Öyle kolay değildir ama. ama tatlı bir yanı vardır…. birlikte olmak, birlik olmaktan gelen tatlı bi şey… yıllar sonra yorgunluğu bile özlenir uzaktaysan benim gibi. Burnunun direği sızlar o günleri hatırlatan bir kaç tanıdık koku etrafınızı sardığında, domates gibi,karpuz gibi, kavun gibi yağmur gibi toprak gibi.. Sarıköy ovasının en bereketli yeri olan keçi deresi ile köy deresinin birleştiği yerde – domuz pazarları mevkindeki rahmetli dedemden babama kalan tarlaya babam pirinç eker tarlanın köy dere tarafındaki ucunda dere boyundaki kısa parça çok olsun 2 evlek yerde canım annem ile sevgili babam ekmediklerini bırakmazlardı.Kış aylarında buraya atılan hayvan gübresi, Derenin milli kumu nedeniyle,Domates,bamya, yeşil fasulye, salatalıklar,mısır, karpuz, kavun, düğlek,süpürgelik, patlıcan çeşit çeşit biberler. Patlıcanlar da Gönen Patlıcanı bir tanesi 1 kilodan fazla.. Ayşe kadın fasulyeler sırıklardan delirmiş tepelerine neredeyse merdiven dayanacak toplamaya başladın mı bereketiyle beraber sepetler, kapancalar, dolar taşardı. Bamyaların kendine has kokusu,karık aralarındaki pıtrak otu kokusuna, toplarken kıralın ayşe kadın fasulyesinin kokusu, salatalıkların kokusuna, dalına deydikçe dahada artan kırmızı ince kabuk dedem domateslerin kokusu süt mısırların kabuğunu soyarken ucundaki püsküllerin narin kokusuna karışır. Domateslerin ilk ısırdığınızda damağınıza oradan yanaklarınıza bıraktığı kendine özgü aromalı suyunu kontrol etmek için hüperdetmeniz gerekir. kristalleşmiş domatesin içine baktığınızda ağzınız sulanır kocaman ikinci ısırık öncesi şanslı iseniz şurup şişesindeki havanda dövülmüş iri tuzdan bir tutam ekerdiniz. Traktörün römoğunda çoluk çocuk toplandıkça taşınan sebzelerden çıkan bir koku çümbüşü ortalığı sarar her geliş geçişte su bidonundan bir maşrapa daha su içer içerken de son bir kaç damlanın tıpkı filimde Kara Murat’ın yaptığı gibi dudaklarınızın kenarından akarak göğsünüze düşmesine dikkat eder ne tepedeki güneş, ne terledikçe kollarınıza yapışan mısırların tepe püskül tozu, ne yerdeki paçalara yapışan pıtrak otu ve topraktaki sert teyzekler ne de önünüzden sıçrayan çekirgeler, koşturarak bir başka dalın arkasına saklanan kertenkeleler sizi durduramazdı. Öğle yemeğinde traktör römoğunun gölgesine göre yere diz dize oturularak kurulan sofrada domates salatası mutlaka yapılır, şurup şişesindeki zeytinyağ üzerine tuz gezdirilidkten sonra boça edilirdi. en güzel karpuz ve kavunlar dedemin, babamın ve amcamın maharetli çakı ve bıçakları ile düzgünce kesilir dilimlenmiş olarak aralara yerleştirlir en son köy ekmeği ve köy peyniri kesilir sabırsızlanan bizler şekerli karpuz , mayalı köy ekmeği, az tuzlu köy peyniri lezzetini damağımızda defalarca hissederek karnımızı doyururduk. karpuz kavun suyundan yapışan parmakları çocuklar birbirlerine gösterir şakalaşırlar el ağız yıkamak isteyen pancar motorunun attığı buz gibi artezyen suyuna elini uzatır, saçlarına kadar bol suyla yüzünü , kollarını yıkar serinliği hissederdi. Allah uzun ömürler versin Annem çok gayretli bir kadındır tıpkı rahmetli Anne annem gibi buradan toplananlar sebzeleri biriktirir sırası ile yıkar, haşlar ve Yüzlerce konserve kavanozuna konserve kurar, Bana, Kız kardeşlerime, Yaz boyunca kapısından hiç eksik olmayan inşallah hiç de eksik olmaz misafirlerine, akrabalara “çam sakızı çoban armağanı, “bu da Sarıköy den” dersiniz, “bi pişim öğün olur” der hemen poşetle bir kaç kavanoz yanlarına koyar, Canım annem, Allah ondan razı olsun. Ne oluyor bugün bana ya……özledim mi ne??


Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page